YEMEK MENÜSÜ

Karışık tost, yeşil zeytin, domates, salatalık, meyve çayı Mercimek çorbası, sulu köfte, erişte, yoğurt Sütlaç

Fırında çıtır ekmek dilimleri, yeşillik, beyaz peynir, siyah zeytin, bitki çayı Domates çorbası, barbunya yemeği, pirinç pilavı, turşu Mevsim meyvesi

Ballı pankek, beyaz peynir, siyah zeytin, açık çay Kabak yemeği, soslu makarna, salata Sandviç

Sebzeli omlet, tereyağ, reçel, süt Tas kebabı, özbek pilavı, salata Sigara böreği

Haşlanmış yumurta, kaşar peyniri, hurma, süt Tavuk sote, bulgur pilavı, meyve suyu Tuzlu kurabiye

Açma, peynir, zeytin, kuru kayısı, meyve çayı Mantar çorbası, karışık pizza, ayran Islak kek

Pusula Anaokulu Farkı

Renkli Eller

Kişisel Gelişim

Empati

Sanatsal Gelişim

Kaliteli Eğitimin Adresi Pusula!

Değerli anne babalar
Bir çocuğun zamanı geldiğinde emeklemesi ve sonra yürümesi, zamanı geldiğinde yemekleri çiğnemesi ve sonra kendi yemeğini yiyebilmesi, zamanı geldiğinde tuvalete gitmeyi öğrenmesi ve bezden kurtulması nasıl normal hatta gerekli gelişim basamaklarıysa; çocuğun zamanı geldiğinde anne babadan ayrı kalabilmesi, sosyal ilişkilerin ilk aşamalarını yaşıtlarıyla beraber öğrenmesi, anne babadan başka yetişkinlerle de sürekliliği olan iletişimler ve ilişkiler kurmayı öğrenmesi de gelişimin önemli basamaklarındandır.
Sandalyeye tırmanmaya çalışan ufaklığa anne babanın el verip destek olması gibi, psikososyal süreçlerde de ebeveyn ve öğretmen desteğiyle çocuklarımız bu zorlukları sağlıklı bir şekilde atlatırlar.

Bu süreçte çocuğunuzun yaşadığı her zorluk ve krizin bir basamak olduğunu kendinize hatırlatın. Korku ve kaygılarınızla ilgili önce kendinizi fark edin ve sakinleştirmeye çalışın. Sizin onları sakinleştirmek için kullandığınız cümleler zaman içinde çocukların kendi kendilerini sakinleştirebilmek için kullandığı cümleler olacaktır.

Çocuğunuzun gelişimini; hatta ilk ayrılık dönemindeki davranışları da dahil hiçbir özelliğini diğer çocuklarla kıyaslamayın. Birbirine benzetmeye çalıştığımız çocuklara yıllar sonra kişisel gelişim kitaplarının –kendin ol- demesi ne kadar ironiktir. Bırakın çocuğunuz bu zorluklarla kendi hızında ve kendi yöntemlerini bularak baş etsin. Siz sadece korkusuyla baş etmesine yardımcı olun.

Çocuğunuzu kreşe ilk kez getirirken –çocukların beraber oyun oynayabileceği bir yere gidiyoruz- gibi genel bir bilgilendirme yapmanız yeterlidir. Acele etmeyin. Sen de gelecek misin, sen de yanımda olacak mısın vs sorularına hemen net cevaplar vermeniz gerekmez.

Çocuklar ilk kez girdikleri ortamda çekingen davranabilirler. Hatta yetişkinler bile yabancı ortamlarda zorlanırlar. Bundan utanmayın. Öğretmenlerin yönlendirmelerine göre bir süre diğer çocukları uzaktan izlemesini ve kademeli bir şekilde etkinliklere katılmasını sağlayabilirsiniz.

Okula gitmesiyle ilgili ödüller vadetmeyin. Okula gelmenin kendisi bir ödüldür aslında ve zamanla çocuk için eğlenceli olacaktır. Arkadaşlar, oyuncaklar, yemekler ve oyunlar…

Oryantasyon döneminde belirlenen saatler süresince okulda kalacağınızla ilgili net ve kararlı olun. Ama kararlı olmak sert olmak demek değildir. –Bu saati burada geçireceğiz, istersen benimle durabilirsin, istersen etkinliklere katılabilirsin- mesajı verin.

Çocuğunuzun okulla ilgili kaygı ve korkularını reddetmeyin. Korkacak bir şey yok, sen koca çocuk oldun vs gibi cümleler yerine; korktuğunu anlıyorum, bazen korkabiliriz vs gibi olumlayıcı cümleler kullanın. Bu tarz cümleler çocuğu anladığınızı gösterir ve anlaşılma
duygusu çocuğu rahatlatır. Çözüm önermeyin, ödül vadetmeyin, diğer çocukları örnek göstermeyin ve tabi ki asla öfkelenip tehdit etmeyin. Unutmayın ki bizler yetişkiniz, eğer biz öfkemizi sakinleştiremiyorsak, küçük bir çocuğun korkularını kontrol etmesini zaten bekleyemeyiz.

Ve tabi ki ufak tefek duygulanmalar hatta uzun uzun ağlamalar bu sürecin getirdiklerinden biri. Ağlayan bir çocuğa –ağlama bebek gibi, ağlarsan giderim bak, tamam sen daha bebekmişsin büyümemişsin vs gibi şeyler söylediğimizde çocuk sakinleşmez, aksine korkusu artar ve utanır. Yapmanız gereken şey sadece -eğer isterse- çocuğunuza sarılmak ve ona duygularını isimlendirmek; bir önceki maddede anlatıldığı gibi.

Çocuğa sık sık okulu sevdin mi diye sormayın. Sevmek zaman ve alışmak ister. Yeni girilen ortamlar çoğunlukla korkutucudur. Çocuğunuzun yeni öğretmenlerine, arkadaşlarına hatta okul binası, sınıfı ve düzenine bile alışması için zamana ihtiyacı vardır.

İlk günlerde gördüklerinizle okulu ve öğretmenleri yargılamayın. İkili ilişkilerde bile bazen bir insan hakkında önyargılı davrandığımızı görmek için biraz zaman geçmesi gerekir. Okul ve öğretmenler hakkında karar vermek için öncelikle zaman verin.

Çocuğun okulla ilgili duygu ve düşünceleri sizlerin duygu ve düşüncelerinizden beslenir. Yanında konuştuğunuz şeyleri dinlemiyor gibi görünse de zihnine kaydedip kendi cümleleri haline getireceğinden emin olabilirsiniz. Bu sebeple çocuğun yanında okulla ilgili eleştiri yapmayın, ya da onu okuldan almakla ilgili konuşmayın.

Laf taşıyan insanlardan hoşlanmayız. Çocuklar öğretmenlerinin her hareketini evde anlatmak isteyebilirler. Anlattıkları arasında çocuğunuz için olumsuz bir durum yoksa her şeyi anlatmasına müsaade etmeyin. Böylece yetişkinlikte laf taşıma gibi bir huyunun olmasını engellemiş olursunuz. Hepsini duymak istemediğinizi söyleyebilir ya da konuyu değiştirebilirsiniz.

Psikolojik Danışman AYŞENUR YILMAZ

Geleceğe Yön Veren Okul
Pusula Anaokulu
"kalbimiz Pusulamız"

Pusula Anaokulu, Ankara Şentepe

Çocuklarınızın kendilerini keşfetmeleri için onlara erken şans tanımanız gerekiyor.. Pusula  anaokulu Ankara yenimahalle şentepe’de bu işi kalbi ile  yapan eğitmenler tarafından kendi çocuklarına gösterdiği şefkatle işlerini yaparlar.. Siz velilerin gözü arkada kalmasın diye interaktif bir şekilde sürekli bilgilendirme ve raporlama yapılır. Bizleri velilerden sorun.. Kalbimiz pusulamız

Barıştepe Mah. Erol Kaya Cad. 6/A Şentepe/Yenimahalle

0312 330 25 25